GRAM ALTIN
485,56
DOLAR
7,8236
EURO
9,2966
STERLİN
10,2991
BIST 100
1.213
Brent Petrol
$42,61
PTF ( 22-10-2020 )
294.93
SMF ( 21-10-2020 )
187.40
AOF ( 21-10-2020 )
283.26
GRF ( 20/10/2020)
1312
DGAF ( 20/10/2020)
1351.36
DGSF ( 20/10/2020)
1272.64

Sera gazı nedir? Sera gazı tanım olarak, atmosferde kızıl ötesi ışınları absorbe ederek atmosferin ısınmasına neden olan gazlara veya bileşiklere verilen addır. Başlıca sera gazları, başta Karbondioksit (CO2) olmak üzere, Metan (CH4), Nitröz Oksit (N2O), Hidroflorür karbonlar (HFCs), Perfloro karbonlar (PFCs), Sülfürhekza florid (SF6) gibi gazlardır.

Atmosferde kızıl ötesi ışınları absorbe edebilen gaz bileşimlerine sera gazı diyebiliriz. Bu, sera gazının atmosferdeki ısıyı tutması ve hapsetmesi anlamına gelir. Bu şekilde sera gazları atmosferdeki sıcaklığı artırırlar ve sera gazı etkisi ile küresel ısınmaya ve dolayısıyla iklim değişikliğine neden olurlar.

 Sera Etkisi Nedir?

Atmosferi oluşturan karbondioksit ve benzeri diğer gazlar seranın cam tavanına benzer. Atmosferden yansıyan güneş ışınları gün boyunca yeryüzünü ısıtırken gece bu ısıyı yeniden atmosfere bırakarak soğur. Bununla birlikte atmosferde bulunan sera gazları ısının bir bölümünü tutarak dünyanın ortalama 15 derece sıcaklıkta kalmasını sağlar.

Dünya’dan uzaya yayılan ısının (kızılötesi ışığın) bir kısmının sera gazları tarafından yeryüzüne geri yansıyarak Dünya’yı ısıtması olayına sera etkisi denir. Sera etkisi adı verilmesinin nedeni, sürecin bir seranın işleyişine benzemesinden kaynaklanmaktadır. Beraberinde bu etkiyi yaratan gazlara da sera gazı adı verilmiştir.

Sera etkisi doğal bir süreçtir. Atmosferde bulunan sera gazları yaratmış olduğu sera etkisi sayesinde dünyanın ısısını dengede tutar ve gezegeni canlılar için yaşanabilir kılar. Ancak sera gazlarının kontrolsüzce artışı gezegenin de ısısının doğal sürecinden çıkarak, olması gerekenden daha fazla artmasına ve dengeleri değiştirmesine yol açmaktadır.

sera gazı nedir

Sera Gazı Emisyonu Nedir?

Sera gazı emisyonu, adından da anlaşılacağı gibi sera gazlarının atmosfere salınması anlamına gelir. Çoğunluğu karbon molekülü taşıyan bu gazların emisyonu, karbon salımı veya karbon emisyonu olarak da adlandırılmaktadır.

Sanayi devrimi ile birlikte küresel enerji talebi artmış ve bu artışı karşılayabilmek için fosil yakıtlar başta olmak üzere doğal kaynakların kullanımı artarak sera gazı emisyonlarında artış görülmüştür.

Sera Gazları Atmosferde Nasıl Artar?

Sera gazı emisyon miktarı atmosferde insan kaynaklı olarak; fosil yakıt kullanımı, ormanların kıyımı, sentetik gübre kullanımı, endüstriyel prosesler ve hayvancılık ile artmaktadır. Doğal yollarla oluşup sera etkisini arttıran gazlar  ise bataklıklardan kaynaklanan metan, su buharları, karbondioksit, metan, nitroz oksit ve ozon içeren gazlardır.

Sera etkisi yapan kükürt ve azot oksitleri gibi gazlar aynı zamanda yağmurlarla asit oluşturup asit yağmurları şeklinde yer yüzüne döndüklerinden zararları daha erken anlaşılmış olup salınmaları uzun yıllar önce yasaklanan gazlardır.

Su buharının miktarı ise suyun doğal çevrimi ile sabit kalırken, karbondioksit miktarı sanayi devriminden bu yana sürekli artmıştır. Fosil yakıtların enerji amaçlı olarak termik santrallerde, araçlarda, ısıtma sistemlerinde yakılması ve bir yandan da yeşil örtünün azalmasıyla atmosferdeki karbondioksit miktarı giderek artmaya devam etmektedir.

Sera Gazı Nasıl Azaltılır?

Sera Gazını azaltmak Sera Gazı etkisi yapan Sera Gazı Emisyon Miktarlarının azaltılması ile mümkündür. Sera gazı emisyonunu azaltmak için;

  • Enerji yoğun sanayileşmeden enerji az yoğun sanayileşmeye geçiş teşvik edilmeli,
  • Enerji yoğun sanayi tesisleri için sera gazı emisyon sınırlaması ile ilgili çalışmalar yapılmalı,
  • Ulaşımda yakıt yoğun taşımacılıktansa yakıt az yoğun taşımacılığın önü açılmalı,
  • Çöplerin vahşi şekilde depolanmasına son verilmeli ve çöp depolama alanları biyoreaktörlere dönüştürülmeli,
  • Değerlendirilebilir atıkların geri kazanımı ile ilgili entegre bir yönetim sistemi oluşturulmalı ve bu konuda sanayileşmenin önü açılmalı,
  • Yalıtımsız binalarla ilgili yeni vergi sistemi uygulamaya konulmalı,
  • Yaşlı araçlarla ilgili vergi sistemi yeniden düzenlenmeli,
  • Yaşlı deniz araçları kademeli olarak hizmetten kaldırılmalı,
  • Emisyon değerleri düşük taşıtlar ve deniz araçları teşvik edilmeli,
  • Sulak alanlar koruma altına alınmalı,
  • Ağaçlandırmada seferberlik ilan edilerek orman alanları artırılmalı,
  • Göl ve göletler artırılmalı,
  • Şehirde yaşlı araçların toplu taşıma aracı olarak kullanılmasına son verilmeli,
  • Şehirlerde yeşil alanlar artırılmalı,
  • Enerji verimliliği düşük ısıtma, soğutma ve mutfak aletlerinin kullanımına kademeli olarak son verilmeli,
  • Enerjiyi verimli kullanan aletler ve ekipmanlar teşvik edilmeli,
  • Şehirlerde işyerine ve okullara gitmek için bisiklet yollar yapılmalı,
  • Atık sular arıtılmalı,
  • Kalorisi yüksel atıklar, fosil yakıtlar yerine ek yakıt olarak kullanılmalı,

Yaşadığımız doğaya verdiğimiz tahribatı en aza indirmemiz gerekmektedir. Çünkü Dünya’nın kendini yenileme hızından daha hızlı bir tüketim anlayışıyla ilerlersek gelecek yıllarda tüketecek bir şeyler bulmakta zorlanacağız. Bu yüzden yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmemiz; rüzgâr, güneş, dalga enerjileri gibi enerjilerden yararlanmamız gerekmektedir.

Yorumlar

mood_bad
  • Henüz yorum yapılmadı.
  • chat
    Yorum Ekle